2 Aralık 2013 Pazartesi

Erinys'ler Styx'i Korur

            Dante İlahi Komedya'sında cehennemin katlarını şu şekilde sıralar: Araf, şehvet, açgözlülük,oburluk, öfke,sapkınlık, vahşet, dolandırıcılık, ihanet.
            Tüm kadim dinlerin de esasında bir suçtur, cinsellik, şehvet... bir bedenin kendini tanıması, arzularına kulak asması. Ancak ne var ki, dinler tüm bu seslere kulak tıkattırmaya çalışırken yasaklar ortaya koyar. Yasaklar koyarken, cennet ve cehennemi ortaya atar. Cennet, bu dünyada yaşayamadığımız, ahlaksızlık olarak değerlendirilen, tüm yasaklanmış kuralların merkezidir. Memeleri yeni tomurcuklanmış bakirelerin, şaraplar akan nehirlerin olduğu yerdir cennet!?
            Daha önce şiddet konusuna değinmiştim. Benim için araştırmaktan ayrı bir keyif duyduğum konulardandır. Şiddet sadece fiziksel bir darp değildir. Çok geniş, çok kapsamlı, çok zengin bir konudur şiddet. İnsanoğlunun doğasıdır.

            Erotizm, insanoğlunun yaşamsal doğasının en önemli yapı taşıdır. Fakat baskı ve yönlendirme kültürü bu iç güdünün kontrol altında tutulmaya çalışılması, bir çeşit şiddet unsurudur aslında. Çırıl çıplak geldiğimiz bu dünyada kapalı-açık kavramlarıyla giyinip kuşanmamızdan tutalım da, ayıp-günah-terbiyesiz gibi tüm kavramlar aslında bir nevi psikolojik baskı-şiddet unsurudur. Ahlak kuralları olarak tanımladığımız bu kavramlar bir yandan şiddeti önlemeye çalışırken, öteki taraftan şiddeti hat safhaya çıkarmaktadır. Mesela Afrikalı bir kabilede kimse çıplak olduğu için bir diğerini yadırgamazken, bugün ülkemizde veya pek çok toplum düzeninde açık bir kadın veya erkek direkt ahlaksız olarak yargılanacak, tacize veya tecavüze uğrayacaktır.